Amerika kıtasının tarihi nereden baksan dram.
Bir yandan koloni sevdalısı İngilizler, İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar; bir yandan yerel saflığı ile mülkiyet kavramını anlamaya çabalayan Yerliler. Arada köleler, plantasyonlar, oraya buraya serpilen özgürlük hayalleri, bireyselcilik, girişimcilik, ve neticede sık sık kabusa dönüşen Amerikan Rüyası.
Tüm bunların arasında da bir kaç yüzyılda filizlenen gelenekleri, ve bunların tüm dünyaya yayılmışlığını atlamamak lazım.
Şükran Günü (thanksgiving) yeni bitti misal.
Bir yerde diyordu, ABD’nin tüketim günlerinin ilki imiş kendisi. Bu da yetmezmiş gibi, bu tüketim, süslü ağaçlar, indirimler, hummalı hazırlık ile Noel’e doğru genişleyen bir gün bu. Halbuki tarihi ne ironik:
Hikaye o dur ki, 1620′li yıllarda Atlantik Okyanusunu geçip Yeni Dünya’ya (Massachusetts) demir atan hacılar (Pilgrims), o kış beslenmekte epey güçlük çekerler. Hem yabancı topraklara bünyeleri alışkın değildir, hastalanıp ölürler; hem de bu ürünlerin nasıl işleneceğini bilemezler. Yerliler ise bu gariplere, mısır gibi yerel ürünlerin nasıl yetiştirileceğini, avlanmayı, balık tutmayı öğretir. Derken bizim hacı kolonistlerin kilerleri sonbaharda mısır, bezelye, balkabağı gibi ürünlerle dolar. Haliyle bizimkilerin içine bir şükran duygusu dolar. Yaşamlarını bir nebze de olsa bu garip, yabani ama içten yerlilere borçludurlar. O yıl, bir festival düzenlerler ve yerlileri (Indians) davet ederler. Hindidir, biftektir, bilimum yiyecektir bu geniş gönüllü hocalara sunulur. Gel zaman git zaman bu alışkanlık devam eder. 1863 yılındaki iç savaşın sonrasında, Lincoln kasım ayının son perşembesinin Thanksgiving day olarak kutlanmasını telif eder.
Velhasıl, böyle bir üretim bolluğu kutlanması ve bilgi paylaşımının kutsanması töreninin , günümüzde ABD’nin en çok tüketim yapılan günlerine dönüşmesine şaşmadan edemiyor insan. Bir zamanlar üretimi, bolluğu kutlayan insan, şimdi tüketimle kutlu olmaya çabalıyor. Üstelik bu ürettiğin şeye dokunma, onunla bütünleşme şöyle dursun, bilakis, tükettiği şeylerle silikleşmeye, anonimleşmeye ve yoksullaşmaya başlıyor insan.
Kutlu olsun tabi. Bir de Afiyet
