..

Kaburga kırığı

Kalp masajı yapan doktorların karar vermeleri gereken çok önemli bir an vardır: Yaşamı zorlamalı mı, yoksa ölümü kabullenmeli mi?

Bu öyle kritik bir andır ki, yaşamı öldürebilir ya da hayırlı bir ölümü gereksiz yere diriltebilir.

İşte bazen ilişkilerde de buna benzer anlara sıkışıp kalıveririz.

Hüzünlü bir sorumluluk bu, kabul edelim.

Önümüzdeki kişiyi karşımıza alıp ölüme mi bırakmalı, yoksa ısrarla çabalayıp yanımıza almaya mı çalışmalı?

Israr, yaşama duyulan o tanrısal arzu mudur böylesi anlarda, yoksa ölü bedeni daha da hırpalayan yaralar mı yaratır?

Cevaplar meçhul, herkesin kaburgası da, kalbinin genişliği de, nefesinin ve nefsinin sınırları da kendine çünkü.

Ama insanın tanrı gibi hissettiği ve ister istemez hep uçlarda devindiği yerlerden biri bu anlar olsa gerek.

Belki de içimizdeki ilişkilerin bu amatör cerrahları, tanrının peygamberi dahi olamamış züppelerdir aslında. Sürekli kendilerini böyle sapaklara getirip, biraz olsun tapınabilmek için kaç kişiyle ölüm yaşam içinde didinmişlerdir.

Kim bilir?..