İnsan çoğu zaman kızgındır.
Kızdığın şeye göre zeminlerin oluşur. Bazen zayıflığın, bazen kapatamadığın çatlakların, bazen kendine akamayan acıların, bazen ilk ayak uyuşmaların, bazen de ilk kadın dudağı. Bazen üzerinde vıcık vıcık yürünen kahkahalardır. Bazen Gravity filmindeki gibi yerçekimsiz hayallerden geçirilen saatlerdeki günlerdir, aylardır. İlk yere düşüş anıdır kızgınlık.
Ah be geçmiş, sana ne kadar yukarıdan baksam, o kadar flulaşıyorsun kendine.
Göz kırpan yıldızlar gibi, bir var bir yoksun. Zihnimdesin, ayakları basmayan bir yerçekimi özlemisin. Yalnızlığın da hâlini yutkunmak. Elleri ceplerinde, sana bilgisel ego kusan insanların erkek olduğu bir dünyada yaşamak ne acı.
Zaman geçtikçe dünyaya açılırken kabuklarımıza kapanamamak ne acı. İnsanların duygularından yorulduğu bir gün, bugün.
Ego.
Üşüme, al ellerimi koy içine
